CEAP /Venöz Patoloji Tanı Tedavi Rehberi
CEAP sınıflaması (Clinical Etiological Anatomical Pathophysiological Classification) venöz hastalığın tanısı, değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını ortak bir dilde konuşmak için 1994 yılında Amerikan Venöz Forum’da yapılan bir uluslararası toplantıda kabul edilmiştir. Hastaların takibi ve farklı dönemlerde karşılaştırılmaları açısından kolaylık sağlamakta olup 2020 yılında revize edilmiştir.
Klinik sınıflama
Venöz hastalığın en hafif tipi olan telenjiektazi ve küçük varislerden venöz ülsere kadar değişebilen altı kategoriyi tanımlar. Yeni sınıflamada en önemli değişiklik tekrarlayan olguların tanımlanmasını sağlayan C2r ve C6r’dir.
C0: Venöz hastalık açısından görülebilen veya palpe edilebilen bulgu yok
C1: Telenjektazi veya retiküler venler
Spider venler (Örümcek damarlar ) olarak da adlandırılan telenjiektaziler çapı 1 mm’den küçük, retiküler venler 1-3 mm arasında intradermal, küçük ve kıvrımlı, kalıcı olarak genişlemiş venlerdir.
C2: Variköz venler, C2r rekürren
Variköz venler ise çapları 3 mm’den geniş, kıvrımlı ve cilt altı lezyonlardır.
C3: Ödem
Ödem, genellikle ayak bileği etrafında görülüp, ayak veya bacağa kadar uzanmaktadır.
C4: Venöz hastalığa bağlı cilt değişiklikleri
Ciltteki değişikliklerde genellikle ayak bileği etrafında görülmektedir.
C4a: Pigmentasyon, egzema
Pigmentasyon kahverengi renk değişimidir. Egzema, (staz dermatiti), ciltte kuruluk, kalınlaşma ve döküntüler ile karakterizedir. Genelde variköz venlerin yanında görülür.
C4b: Lipodermatosklerozis, beyaz atrofi
Lipodermatosklerozis cilt, cilt altı ve bazen de fasyanın kronik enflamasyonu sonucu oluşan fibrozistir ve ciddi bir venöz hastalık belirtisidir. Beyaz atrofide ise ciltte beyaz renkli atrofik alanlar vardır. Etraflarında genişlemiş kapiller ve hiperpigmentasyon alanları olabilir.
C4c: Korona filebektatica
Korona flebektazika, ayağın medial veya lateral bölgesinde yelpaze şeklinde mavi, intradermal telenjektazilerdir ve 2020 yılında revize edilen yeni CEAP sınıflamasında ayrı bir kategori olarak değerlendirilmiştir. Bazen ilerlemiş venöz hastalığın başlangıç belirtisi de olabilir.
C5: Deri değişiklikleriyle birlikte iyileşmiş ülser
C6: Aktif venöz ülser, C6r rekürren
Ülserler ciltteki kronik defektlerdir, spontan iyileşemezler. Genelde malleol etrafında ortaya çıkarlar. Aktif ülserler semptomatik ise ağrı, ciltte hassasiyet, acı ve gerginlik hissi gibi yakınmalar oluşur.
Etyolojik sınıflama:
Ec (konjenital), doğumda ortaya çıkar ve küçük yaşlarda belirti verir.
Ep (primer), herhangi bir nedene bağlı değildir.Es (sekonder) ise postrombotik veya posttravmatiktir
(Esi – sekonder intravenöz, Ese – sekonder ekstravenöz)
Etyoloji başlığında “e” ekstrensek, “i” intrensek nedenleri tanımlamaktadır. Örneğin May Thurner sendromu, ekstravenöz tümör basısı, obezite, bilekte artroz, sağ kalp yetersizliği, bacakta paralizi “Ece” grubuna girmektedir. İntrensek nedenlere örnek posttrombotik daralma, travmatik arteriyovenöz fistül ve venöz sarkom Esi (Etiology: secondary, intrinsic) olarak tanımlanır.
Anatomik sınıflama: Yüzeyel, derin veya perforan sistem tutulmaktadır. Yeni sınıflamada rakam olarak değil anatomik terimlerin kısaltması olarak tanımlanmaktadır.
As: Süperfisyal venöz sistem tutulumu
1. Telenjektazi (Tel), retiküler ven (Ret)
2. Diz üstü büyük safen ven (GSVa)
3. Diz altı büyük safen ven (GSVb)
4. Küçük safen ven (SSV)
Anterior aksesuar safen ven (AASV)
5. Safen ven bölgeleri dışında (NSV)
Ad: Derin venöz sistem tutulumu
6. İnferior vena kava (İVC)
7. Ana iliyak ven (CIV)
8. İnternal iliyak ven (IIV)
9. Eksternal iliyak ven (EIV)
10. Pelvik venler (PELV)
11. Ana femoral ven (CFV)
12. Derin femoral ven (DFV)
13. Femoral ven (FV)
14. Popliteal ven (POPV)
15. Krural (tibial) ven (TIBV)
– Peroneal ven (PRV)
– Anterior tibial ven (ATV)
– Posterior tibial ven (PTV)
16. Musküler venler (MUSV)
– Gastroknemius veni (GAV)
– Soleus veni ve diğerleri (SOV)
Ap: Perforan ven tutulumu
17. Uyluk (TPV)
18. Baldır (CPV)
An: Venöz yerleşim yeri tespit edilememiş
Patofizyolojik sınıflama:
Pr: Reflü
Po: Obstrüksyon
Pr,o: Reflü ve obstrüksyon
Pn: Patofizyoloji belirlenememiş
CEAP Sınıflaması bugün için başka skorlama sistemleri ile birlikte kullanıldığında akademik çalışmalar için daha anlamlı olabilmektedir. Ancak bugün kullanımdaki tedavi rehberlerinde aşağıda sıralanan; hasta tarafından değerlendirilen ve doldurulan yaşam kalitesi skorlamaları kullanılmakla birlikte AVVQ en yaygın kullanım alanı bulan test olarak görülmektedir ve CEAP tedavi kılavuzunda kullanılması önerilmektedir.
1. Venöz kliniğin şiddeti skoru (Venous clinical severity score; VCSS)
2. Anatomik ve patofizyolojik komponentleri içeren venöz segmental hastalık skoru
3. Villalta-Prandoni skoru
4. Short Form 36 (SF-36),
5. EQ-5D (EuroQoL five dimensions questionnaire),
6. AVVQ (Aberdeen Varicose Veins Questionnarie),
7. CIVIQ (Chronic Venous Insufficiency Quality of Life Questionnaire)
Tanı
Kronik venöz yetersizlikli hastalarda tanı yöntemlerini üç basamakta sınıflandırabiliriz:
1. Basamak (ofis değerlendirmesi): Öykü, fizik muayene,
2. Basamak (noninvaziv vasküler laboratuvar): Renkli Doppler ultrasonografi (USG), pletismografi,
3. Basamak (radyolojik görüntüleme): Bilgisayarlı tomografi (BT) venografi, manyetik rezonans (MR) venografi, asendan venografi, desendan venografi. Ayakta yapılan fizik muayene ile varisler ve ciltteki değişiklikler incelenmelidir. Abdominal ve pubik bölgede gözlenen venöz kollateral gelişimi iliokaval tıkanıklık için tipiktir ve her hasta mutlaka bu açıdan değerlendirilmelidir.
Tanı yöntemleri özetlenerek aşağıdaki gibi listelenmiştir:
1. Sürekli dalga (continuous wave) Doppler
2. Renkli Doppler USG radyografik görüntüleme:
3. Venografi
4. BT-anjiyografi
5. MR-anjiyografi
Sürekli dalga Doppler amacı venöz reflü, yüzeyel veya derin ven trombozunun saptanmasıdır. Hasta ayakta ve derin nefes alıp verirken popliteal, femoral ven ve safenofemoral bileşke değerlendirilir. Prob vene bastırılarak akımın kesilip kesilmediği araştırılır. Devamlı akım olması, kompresyonla akımın kesilmemesi ve solunumla senkronize olmaması tıkanıklık lehinedir. Hastaya Valsalva manevrası yaptırıldığında üfürüm şeklinde kaçak akım sesi duyulursa kapaklarda yetersizlik vardır. Sürekli dalga Doppler patoloji hakkında tam bilgi vermez ve renkli akım Doppler USG varlığında nadiren kullanılmaktadır.
Renkli Doppler USG venin çapı, kapakların yeterliliği, kollaterallerin başlangıcı ve aksesuar safen ven varlığı gibi konularda yeterli bilgi vermektedir. İnkompetan perforan venleri, reflünün nereden kaynaklandığını tam olarak gösterebilmektedir. En çok kullanılan radyolojik yöntemdir. Yüzeyel venlerde, derin femoral vende ve baldır venlerinde >0.5 saniye geri akım, ana femoral ven, femoral ven ve popliteal vende >1 saniye geri akım ve perforan venlerde >0.35 saniye geri akım patolojik kabul edilmektedir. Ultrasonografi incelemesi mutlaka ayakta yapılmalıdır. Asendan venografide ayak bileği seviyesinde turnike uygulanarak yüzeyel venler oklüde edilir, ayak sırtındaki vene kontrast madde enjeksiyonu yapılır. Venöz tıkanıklığı, yetersizlikli perforatörlerin yerini, rekanalizasyon durumunu ve kollateral dolaşımı göstermektedir. Desendan venografide ise inguinal bölgeden femoral vene girilerek kontrast madde enjekte edilir. Valsalva manevrası yapılır.
Derin femoral ven, yüzeyel femoral ven ve safenofemoral bileşkede varsa inkompetan kapaklar görülür.
Desendan venografide reflü sınıflandırması:
Grade 0: Reflü yok
Grade 1: Uyluk proksimaliyle sınırlı çok hafif reflü
Grade 2: Uyluk distaliyle sınırlı belirgin reflü
Grade 3: Baldıra kadar popliteal ven boyunca reflü
Grade 4: Sıklıkla inkompetan perforanları da içine alan masif reflü
Bilgisayarlı tomografi ve MR venografi abdominal ve pelvik venlerin ve inferior vena kavanın gösterilmesinde etkindir. Bu yöntemler USG ile kıyaslanamayacak kadar pahalıdır. Ancak klasik venografinin yerini önemli ölçüde almıştır.
Tedavi
Kronik venöz yetersizlik tedavisi basit kompresyon çoraplarından başlayıp çok komplike venöz rekonstrüksiyonlara kadar değişmektedir. Tedavi seçeneklerindeki bu çeşitlilik doğru tanıyı gerektirmektedir. Hangi tedavi yönteminin uygulanacağı, hastanın CEAP sınıflamasına, kişisel
özelliklerine ve ekonomik durumuna göre değişebilmektedir. Bu tedavi yöntemleri C (klinik) sınıflamasına göre özetlenmiştir ve ayrıntılı olarak tartışılacaktır.
| CEAP sınıflamasına göre kronik venöz hastalık tedavisi |
| C sınıfı | A (S, D, P* ) | P (R, O, veya O+R | Baldır pompası | Tedavi önerisi |
|---|---|---|---|---|
| C0-3 | S | Sadece R | Normal | Konservatif tedavi: Kompresyon, venoaktif ilaç Yüzeysel reflü tedavisi: – Skleroterapi – Endovenöz ablasyon – Cerrahi |
| Ciddi C3 | D Suprainguinal O | O | Normal | Konservatif tedavi: Kompresyon, venoaktif ilaç Konservatif tedavi başarısız ise: Anjiyoplasti ve stent |
| C4-6 | D Suprainguinal O | O | Normal | Konservatif tedavi: Kompresyon, venoaktif ilaç Konservatif tedavi başarısız ise: Anjiyoplasti ve stent |
| C6 İyileşmeyen ülser Tekrarlayan ülser | D | R+O P* | Bazen Normal | Konservatif tedavi: Kompresyon, venoaktif ilaç Varsa yetersiz perforan ablasyonu Konservatif tedavi başarısız ise: Önce tıkanıklığı düzelt, gerekirse kapak transferi |
| CEAP: Clinical Etiological Anatomical Pathophysiological Classification; A: Anatomik; S: Superfisyel; D: Derin; P*: Perforan, P: Patofizyolojik;R: Reflü; O: Tıkanıklık. |
